16 Temmuz 2009 Perşembe

Kaş Yolculuğu

Geçen hafta Kaş'taydım. Tatilden döneli uzun zaman oldu bir türlü yazamadım depresif hallerimden kurtulamadığım için. Yolculuktan başlayacağımmmm.

Cumartesi sabahı 7 treniyle Eskişehir'e gittim, yol hemen de bitiverdi :) İndim garda bekleyenim var, arabaya bindik, yola çıkmaya hazırız. Önceden sözü vardı ama ben şaka sanıyordum gerçekmiş. Kocaman bi kapta buz gibi, kıpkırmızı karpuzlar vardı. Hemen yuttum bi kısmını :)) Araba hareket halindeyken karpuz yiyen ve sevgilisine yediren ilk insan olarak tarihe geçtim :)



Neyse, yola çıktık. Navigasyon programı yüklemiş telefona abla anlatıyo, sağa dön sola dön diye onu dinleye dinleye gidiyoruz derkeeeen telefonun şarjı bitti :) Arabaya takılan şarj aletini evde unutmuş. Ben yapsam hadi neyse, olmadı, yakışmadı. Bu sefer güldürmedi.. (çok seviyorum bunu ya :) )

Afyon'da mola verdik. Kaymaklı lokum kavramını bilmiyormuş, bi insan bunu bilmeden nasıl yaşar ya! AKW sayılır bu da büyük ihtimalle, listede yer alan tüm AKW'leri tahtından ederek bir numaraya yerleşti diye düşünüyorum. Yola çıkarken de zaten Varan'da durup lokum yeme hayaliyle yanıp tutuşuyordum. Boşuna o kadar söylemediğim anlaşıldı.

Ben çok eğlendim yolda, araba kullanmadığım için. Çok sıcak da gelmedi, yolu büyük kısmında deli gibi yağmur yağdı zaten. Ve yolculuğun en şahane kısmı kaplumbağaya geliyoruz :)

Şehirlerarası yola çıkarken hep kaplumbağa, sincap, tarla faresi gibi şeyler göreceğim aklıma geliyor. Çok seviniyorum. Bu yolculukta da inşallah kaplumbağa görürüz diyordum. Birden durdurdu arabayı, bi baktım kocaman bi tane karşıya geçmeye çalışıyor. Aldı karşıya geçirdi, ben hemen salatalık kabuğu yiyolar diye salatalık verelim dedim. Yemedi nankör, ne kadar çabaladığımı görüyorsunuz. Bizden korku herhalde, kafayı gömdü içeri. Biz gidince de tırıs tırıs gitti, nereye gidiyorsa. Dağ taş hep aynı.



Yolun sonuna doğru artık bir-iki saat kalmışken bir yol ayrımına geldik. Haritadan bakıyoruz (haritayla ilgili tatil sonunda öğrendiğim bir gerçeği dönüş yolculuğuna yazıcam, hala hatırlayıp gülüyorum :) ) iki seçenek var ikisi de km olarak aynı gibi duruyor. Birinde manzaralı yol diyor, diğeri normal insan yolu. İnsan olan ondan gider yani. Biz tabii ki diğerini seçtik pikaçu.

Aboovvv nasıl viraj nasıl viraj, yemin ederim midem bulandı. Aha aynen böyle, bi taraf uçurum ama. Sonradan öğrendik ki diğer yol da virajlıymış zaten.


Kaş resmen dağların arkasına saklanmış. Kaş'a gelene kadar en ufak bir yerden deniz görünmüyor. Bi anda da bi anda (bkz:sinoplu teyze) hoop bir dağın tepesinden Kaş'ı görüyorsun. Şahane bir manzara. Bu kadar yol teptik ama değecek herhalde diyor insan.

1 yorum:

Merope dedi ki...

süper ya o karpuzlar ne kadar güzel öylee mmm canım çekti valla