05 Kasım 2009 Perşembe

Isınma Problemi

Ben oldum olası ısınamadım arkadaş. Ekim ayından Nisan'a kadar donarım. Burnum hep buz gibidir, ellerim üşür. Sürekli üşüttüğüm için sürekli hasta gezerim. Öyle "bi terlersin geçer, ıhlamur iç bi şeyin kalmaz" şeklinde de olmaz hastalıklarım, doktor antibiyotiği dayar buna rağmen zor iyileşirim. Velhasıl ısınamıyorum! Yine kış geldi kapıya dayandı maalesef, nefret ediyorum kıştan ya. Hem hava erken kararıyo, hem buz gibi, ya kar var ya yağmur yapış yapış.


Öğrenciyken 2 sene kömür kaloriferli evde oturmuştuk. Hayatımda o ev kadar sıcak ev görmedim. Ne zaman ki doğalgazlı eve geçtim soğuğu o zaman gördüm. Yaksan da bi işe yaramıyor.


Şimdi, benim ev doğalgaz sobalı. Soba salonda var benim odada yok. Ben de kışın salonda yattım hep. Bu sene dedim ki, göçebe hayatından bıktım bari evimde yatarken yerleşik düzene geçeyim kışın da odamda yatayım. Kumtel ısıtıcı aldık. Güya gece açıcam onu böyle orta seviyede, oda ısınacak. Daha iki gün önce kullanmaya başladım. Gece yatmadan çevirdim düğmesini. Ben karanlıkta yatarım, koridorun ışığını falan açmam, karanlıktan da korkmam. Gözüme ışık geldi mi bi yerden sinir olurum. Ben nasıl bir angutum ki bu ısıtıcının turuncu ışığını hesap edemedim. Sürekli yanan bi ışık olsa yine alışıcam.



Isıtıcıyı çalıştırdım yattım, güzel güzel yanıyo ısıtıyo ohh mis. Anam 3-4dk sonra kapandı bu, yattığım yerden bekliyorum noluyo diye. 5-6dk sonra ziviziviziviiiiiii dedi odaya bi güneş doğdu, bi nur indi. Tekrar çalışmaya başladı. Öyle çok bi sesi yok ama sessizlikte duyuluyor yani. Allah Allah dedim (hala uyanmıyorum ama mevzuya) yine aynı şey olunca anladım. Aynı benim doğalgaz sobası gibi ortam soğuyunca tekrar devreye giriyo. Bokyiyen ortam da nası bi ortamda hemen soğuyor hemen ısınıyor çünkü ısıtıcı yandıktan saniyeler sonra tekrar beklemeye geçiyor, ışığı tamamen sönüyor yani. Şimdi yine yandı hemen söndü mesela, canım ısıtıcım benim :)

03 Kasım 2009 Salı

İnsan Kaynakları'nda çalışmak!

Toplu işe alım porjesine başladık. Yüzlerce cv inceledim, incelemeye de devam ediyorum. Neler neler var anlatsam kesinlikle inanmazsınız. Bi kaç örnek yazıcam, çatlarım yoksa. İsim vermeyeceğim için cvlerden bazı cümleler almamda sakınca yoktur diye düşünüyorum. Noktasına virgülüne dokunmadım yemin ederim.

-- "İşletme de insan ilişkileri,çalışan 10 kişiyi yönetme gibi hususlarda deneyim sahibi oldum. Ayrıca yoğun tempoya fiziken ve kafa olarak dayanabilme adına kendimi sınadığım bir pozisyon oldu. İyi bir deneyimdi." de ayrı yazılmış evet, kafa olarak dayanabilme. Enteresan!

-- "internet explorer'ı iyi derecede kullanıyorum.microsoft word ve microsoft excel proramlarınıda iyi derecede kullanıyorum." internet explorer ne kadar iyi kullanılabilir. Bir msn kullanırım Allah seni inandırsın parmaklarını yersin :) Nasıl program yazmak ayrıca o öyle?

-- Bu çok bomba, adam kendi adına açılmış bir şirkette yönetici olduğunu yazmış. Soyadı değil ama adı. Adamın adı Mehmet mesela, Mehmet el aletleri ltd. - yönetici. İş tanımında da şu yazıyor "Kendi aile şirketimizde çalışmakta bulunuyorum, fikir uyuşmazlığı nedeniyle işten ayrılıp istanbula yerleşmeyi düşünüyorum."

-- Bi tane de iş hayatında çok planlı ama özel hayatında plansız bir arkadaş var. "ı am different because ı am not an ordinary person.... I like planning and programming in business life (in my private life ı like living unplanned as it is really different to have instant happiness...."

-- En bombayı en sona sakladım. Mor bir fotoğraf var cvde, bildiğimiz mor renk. Photoshop'ta falan yaptı herhalde. Fotoğrafı kendi çekmiş, sadece sırıtan bir kafa var.

Önyazı şu: "Arkadaş okadar başvuru yaptık bir kere bile aranmadık..bunu okuyan personel memuru arkadaş hiçmi bi işinize yaramıyoz???Bari buna bir yanıt yazın..."

Önce doğru düzgün yazmayı bi öğren sonra gel bana kafa tut di mi? Bildiği programlar bölümü şahane: World (evet evet world, dünyayı öğrenmiş adam) exel (excel değil exel) powe point (bu da yeni bi program herhalde ben bilmiyorum)

Bu ukalalık yapan arkadaş üniversite mezunu, 29 yaşında hiç iş deneyimi yok ve bence Türkçe bilmiyor :) İnsan kaynaklarına çemkirmek ne kadar kolay di mi? Kimse de hacı ben ne yazıyorum buralara, ne yapmışım bugüne kadar diyip kendine bakmıyor ama :)

ÖZGE!

Bayadır yazmak istiyorum bunu, özel bi olay üzerine yazılmadı yani :)

Bütün erkeklerin eski sevgilisinin adı ÖZGE midir? Bana bunun cevabını verebilir misiniz?

Aslı, Pınar, Gözde de yaygın isimler, bunlar da olabilir. Ama ısrarla ÖZGE. Peki neden ÖZGE? Herkesin eski bi kızarkadaşı ÖZGE olmak zorunda mı? :)

Züccaciye

Çok yoğunken blog yazmaya bayılıyorum. Götümde yumurta pişiyo diyebilirim o kadar fenayım. Büyük ihtimalle bu ay bütün hafta sonları çalışıcaz :)

Ankara'da çok yoğun züccaciyeye maruz kaldım sayın okur. Annem kafayı yemiş, zaten hep severdi tabak çanak olayını ama iyice gitmiş artık. Dönem dönem bi şeylere takıyor, bir ara tencereye takmıştı. Aha burada yazmıştım. Tencereleri hala almadı desem inanır mısınız? Her alışverişte mutlaka Karaca'ya gidip bakıyoruz. Bütün modellerini ezberledim. Niye almıyor biliyor musunuz peki? Bu lanet olasıca tencerelerin çapları var. En küçükleri 18cmmiş, ondan istiyormuş. Ondan da bi yerde yok. Ama isterseniz getirtiriz diyorlar. Bir türlü karar verip sipariş vermiyor. Her seferinde giriyoruz bakıyoruz "işte bunlar çok büyük, daha küçüğü olsaydı o zaman alırdık" diyor adamlara. "Abla getirtebiliriz istersen diyorlar" doğal olarak. "Hmmmm yok ya, kulpu da çok yeşil bunun aslında. İyi günler" diyip çıkıyor mağazadan. İmdat yani :) Sen gittikçe bu kulpun rengi değişmiyor ki kadın. Hep yeşil hep yeşil! Ya başka tencere bul, ya bunu al biz de bu dertten kurtulalım!


Benim de bakmayı sevdiğim şeyler var böyle mağazalarda ama tencere gerçekten son sırada. Yani kulpu yeşil olsa nolur mor olsa nolur. Hatırı sayılır miktarda tencerenin kulpu da mor bu arada, çok enteresan :) Bu renk polimer herhalde daha ucuz diye yorumluyorum ben bu durumu.

Bu sefer asıl takıntı kahvaltı takımıydı, bir yıl da bu gider. Tencereye göre nispeten daha çekilir bence kahvaltı takımı. Herkesin annesi böyle mi ya?

29 Ekim 2009 Perşembe

Fener Alayı

Şimdi başlığa bakınca "Biz fener alayına gittik aha da fotoğrafları" gibi bi yazı bekleniyor benden biliyorum. Ben de çok heveslenmiştim ama annem sattı beni :)

Hem de Behlül için! Evet bildiğiniz dizi izlemek için Fener Alayına gitmekten vazgeçti kadın. Sabahtan beri "İnternetten bakın, fener alayı vardır. Akşam fener alyına gidelim" diyen o değilmiş gibi "Aaaaa Aşk-ı Memnu var bugün" dedi. İki dakkada vazgeçti. Ne Behlülmüş be arkadaş :)

Yoğun çalışma günlerinden sonra kendimi Ankara'ya attım. Biraz dinleneyim :)

19 Ekim 2009 Pazartesi

Boyfriend Jeans

Ben bu modayı takip edemeyecek miyim arkadaşım ya? Merak ettim giydim kot pantolonunu. Çok komik olmuş di mi :) Pantolonun belini ne kadar büzdürdüğüm görünüyor mu acaba?

Hadi enini aldırdık diyelim biraz, boyunu napıcaz? Adam hem enine hem boyuna. Ben cücük kadarım, kendi kotlarımı giymeye devam. Bu moda bana göre değil şekerim!


Jestine jest ulan

İnce bir sevgilim var, işyerime çiçek yollamış. İşyerine gelen bu tarz armağanlar çok iyi olmuyor aslında (bol kadınlı bir işyerinde çalışıyorum) ama çok mutlu oldum.



Ben de bir karşılık vereyim dedim. Çikolata yaptım! Aslında çok eğlenceli bir bayram çikolatası maceramız var ama çikolatayı yaptığımız arkadaşım yoğun temposundan dolayı fotoğrafları bana hala yollayamadı, çok kibarım değil mi? ( hain kadın yolla şu fotoğrafları artık kurban bayramı geldi, zaman aşımına uğruyor bak)

300gr kuvertür aldım. Güzelce rendeledim, bir tencereye koydum. Tencereyi çaydanlığın üstüne koydum, bildiğimiz çaydanlık. Çaydanlığa soğuk su koydum, altını da kıstım ocağın en küçük gözünde çikolatayı erittim. Hemen eridi zaten. Ocaktan aldım biraz karıştırdım soğuttum. 200gr fındık almıştım. (Tadım aldım, paketli olsun da tazeliğinden emin olayım diye.) İçine fındıkları koydum karıştırdım, yağlı kağıda döktüm azar azar. Bir saat kadar dışarıda beklettim, sonra buzdolabına koydum.

Dolapta unuttuğum için sabah çıkardım :) Evde güzel kırmızı bir kutu vardı, içine yağlı kağıt serdim. Çikolataları koydum, tam bir kutu dolusu oldu. Tadı da şahaneydi, şu anda bi tane bile kalmadı :)

Bu hafta sonu yaptığım tek AKW buydu, onun dışında teletabiler gibi yuvarlandık :)