
Bizim yazlığımız Adana- Yumurtalık'ta. Orada deniz mi var yaaa? diyorsunuz di mi? Evet var, hem de upuuzuuun güzel bi kumsalı var. Ayrıca Karataş'ta da deniz var.
Ben de yarın yazlığa gidiyorum bir hafta ailemle olacağım. 15 yıla yakın zamandır gidip geliyoruz.
Yumurtalık 15 yıldır bir arpa boyu yol almamış, geri kalmış enteresan bir yer. Bir tane pastane, yemek yenecek bir yer, gidilecek bir mekan olmaz mı? yok işte. Sonsuza kadar da olmayacak galiba :) Yine de seviyoruz, yine de her yaz gidiyoruz böyle de bi bağlılık var işte. Kaç yıllık komşularımız, arkadaşlarımız var. Her yıl bi "valla seneye satıyorum, Ege'den alırız bi yer" muhabbeti döner. Ertesi yıl bakmışsın tıpış tıpış gelmiş herkes. 20-30 kişilik bir arkadaş grubuyuz. Okurken bir kaç ay kalıyorduk yazlıkta, zaman geçti büyüdük, işe başladık buna rağmen herkes bi kaç gün yazlığa uğruyor hala.

Şimdi bu yazıyı neden yazıyorum. 15 yıldır her sorana yazlığımızın neden Adana'da olduğunu açıklıyorum. Yarın havaalanına yakın bir yere kadar servisle gidicem iş çıkışı. Serviste yine bu diyalog geçecek, bıktım aynı açıklamadan. İçimi dökmek istedim :)
M.K: Meraklı kişi
Z.B: Zavallı ben
M.K: Aaaa hayırdır tatile mi?
Z.B: Evet (yok, valizi yanıma alıp havaalanına gidip dönüyorum böyle arada bir.)
M.K: Nereye gidiyorsun?
Z.B: Yazlığa, ailemin yanına (Şehir ismi vermekten kaçınıyorum, belki muhabbeti uzatmaz burada keser diye)
M.K: Nerede yazlığınız? (ısrarlı, eveet)
Z.B: Adana'da (kaçınılmaz son, boku yedin kızım, gelsin sorular)
M.K: Aaaa Adanalı mısın sen? Ben seni Eskişehir'li sanıyordum.
Z.B: Hayır değilim. Eskişehir'li de değilim zaten Ankara'lıyım. (İnsanların kafasının karışması normal, kızamıyorum. Ankara'da doğdum, Eskişehir'de uzun yıllar yaşadım, şimdi İstanbul'dayım. Adana'da yazlığımız var. Şahane yani. İkamet bilgilerimi akılda tutmak gerçekten zor.)
M.K: Adana'da deniz var mı yaaaaa?
Z.B: Evet var. Yumurtalık'ta ve Karataş'ta var. (Var ulan, sormaktan bıkmadınız ben de Kültür Elçisi gibi Adana'yı ve ilçelerini tanıtmaktan bıkmadım yıllardır.)
M.K: Ne alaka peki Adana yani?
Z.B: Babam inşaat mühendisi, mühendis mimar arkadaşlarıyla böyle bir iş yapmışlar satarız diye. Satılmamış sonra, öyle yani. (Bunu söylemeden tatmin olmuyolar biliyo musunuz? Baban mühendisse tamam o zaman, o zaman olur. Yoksa yine neden ordan aldınız ki diyecek.)
M.K: Hmmm anladım, hadi bakalım iyi tatiller o zaman.
Z.B: Sağol (her boku sordu rahatladı :) )