3 Ağustos 2009 Pazartesi

Bitmiyor Antin Kuntinler

Cuma bir toplantı için Eskişehirdeydim, sabah 11'de trenden indim. Öğlen yemeğini beraber yedik :) İnsanın öğlen yemeğinde sevgilisini görebilmesi ne güzel bi şey ya.

Geçen hafta bi konuşmamız olmuştu. Bir sonraki hafta sonuna ben hiç karışmayacakmışım, o bulacakmış antin kuntinleri. Hadi bakalım dedim, görelim :) Meğer Eskişehir'den planlamaya başlamış. 8 sene Eskişehir'de yaşadım, gittiğimiz yeri duymadım bile daha önce. Aman Tanrım tahtımı elimden alacak böyle giderse.

Taşbaşı çarşısının arka sokağında bir iş hanı var, Tuğrulhan olabilir. Adına baktım ama unuttum her zamanki gibi :) Onun içinde bir kebapçı burası. Abdülselam Kebapçısı ismi, gençler bilmezmiş, eski bir yermiş. Marka tescilleri bile var. Muhteşem bi kebap yedik orada, yine fotoğraf yok başka bir blogdan buldum ama. 5-6 masalı küçücük bi yer, dükkan da çok eski. Bayıldım buraya, servis yapan kasada duran amca da çok tatlıydı.


Akşam da lunapark'a gittik :) Nasıl eğlendim anlatamam. Çok uzun zaman olmuş, en son Ankara'da bir maceramız olmuştu. Üniversiteye yeni başlamıştım diye hatırlıyorum. Bazı şeylere binmedik, korktuk :) Allahtan bu konuda da beğenilerimiz uyuşuyormuş. Dönme dolaba bindik, çok romantik :) Tırtıl vardı bi tane, ona bindik. Crazy dance, gondol falan bunlar bize göre değil dedik, hiç yeltenmedik onlara.


Asıl bomba alet kuleydi. İsmini bilmiyorum ama uzun bi kule düşünün iki tarafında da oturmak için yerler var. Yukarı doğru fırlatıyor sizi. Ama birden fırlatıp parça parça aşağı indiriyor. Aha bitti diyorsunuz iniyoruz, yook bi daha :) Çok eğlendik bunda, baya bi baktık binsek mi binmesek mi diye sonunda karar verdik. Aşağıdaki fotoğraf büyük ihtimalle bu kulenin tepesinden çekilmiş. Ankaradaki bunun 2 katı falan, ona hayatta binemezmişiz.


Lunapark'taki makineler Eskişehir'de Kılıç Lunapark adlı bir firmada yapılıyormuş. Çok şaşırdım, dönme dolaba binince içimdeki mühendis depreşmişti zaten. Bu nasıl üretilir ki ya, testleri nasıl yapılır diye konuşmuştuk. Meğer memleketimizde üretiliyormuş.

Bi de böyle hedefi vurursan hediye vermeli oyunlar var ya, onlara çok özenirdim. Dart, tüfekle balonları vurma falan. Mümkün değil tutturamam, adamların çadırını falan yıkarım yani. Neyse ki yanımda güçlü kuvvetli erkeğim vardı :) Nazarlık ve şıngırtılı bi anahtarlığım oldu, çantama taktım. Pamuk şekerimi de yedim oooh.

Flaş flaaşşş! Antin kuntin faaliyet bulma işi bir yarışa mı dönüyor? Bu hafta sonu neler olacak? Yeni faaliyetlerimizle burada olacağız.. :)

not: anneme blogu gösterdim biraz, "bu ne yavrum? sıçtığınızı da yazın bari" dedi :)

3 yorum:

Merope dedi ki...

ah annen iyiymiş ya hahahah aynı benimki
nazın tercühlerini yaptık kız, dua et. itülerden biti tutucak ama hangisi hangisi?

os dedi ki...

ay dağıldım :) anne şaaneymiş :)
blog falan değil önemli olan, kızının ilişkisinin şeffaflığı :)
aahahah


AKW olayı ise bambaşka.. sizi 4 yıl sonra düşünemiyorum.. ve bu antin kuntinlerde "Jeux d'enfants" havası almıyorum desem yalan olur :)

unusual dedi ki...

izlemedim ben onu. Bir akw'de de bu filmi izleyelim artık napalım :)