3 Kasım 2009 Salı

Züccaciye

Çok yoğunken blog yazmaya bayılıyorum. Götümde yumurta pişiyo diyebilirim o kadar fenayım. Büyük ihtimalle bu ay bütün hafta sonları çalışıcaz :)

Ankara'da çok yoğun züccaciyeye maruz kaldım sayın okur. Annem kafayı yemiş, zaten hep severdi tabak çanak olayını ama iyice gitmiş artık. Dönem dönem bi şeylere takıyor, bir ara tencereye takmıştı. Aha burada yazmıştım. Tencereleri hala almadı desem inanır mısınız? Her alışverişte mutlaka Karaca'ya gidip bakıyoruz. Bütün modellerini ezberledim. Niye almıyor biliyor musunuz peki? Bu lanet olasıca tencerelerin çapları var. En küçükleri 18cmmiş, ondan istiyormuş. Ondan da bi yerde yok. Ama isterseniz getirtiriz diyorlar. Bir türlü karar verip sipariş vermiyor. Her seferinde giriyoruz bakıyoruz "işte bunlar çok büyük, daha küçüğü olsaydı o zaman alırdık" diyor adamlara. "Abla getirtebiliriz istersen diyorlar" doğal olarak. "Hmmmm yok ya, kulpu da çok yeşil bunun aslında. İyi günler" diyip çıkıyor mağazadan. İmdat yani :) Sen gittikçe bu kulpun rengi değişmiyor ki kadın. Hep yeşil hep yeşil! Ya başka tencere bul, ya bunu al biz de bu dertten kurtulalım!


Benim de bakmayı sevdiğim şeyler var böyle mağazalarda ama tencere gerçekten son sırada. Yani kulpu yeşil olsa nolur mor olsa nolur. Hatırı sayılır miktarda tencerenin kulpu da mor bu arada, çok enteresan :) Bu renk polimer herhalde daha ucuz diye yorumluyorum ben bu durumu.

Bu sefer asıl takıntı kahvaltı takımıydı, bir yıl da bu gider. Tencereye göre nispeten daha çekilir bence kahvaltı takımı. Herkesin annesi böyle mi ya?

3 yorum:

Merope dedi ki...

annene bayılıyorum :))
benimkisi şıp diye alır. görmesi yeterli. zamanında clipso ya 400 ytl mi ne vermişti, gelip babama löp diye söylediginde babam sinirden tencereyi yiyecekti!! bir tencere dünya para olacak iş mi diye! kandırıyolar seni, kırıcam o kartları ilkaaaaaaaaaay çığlıgı halşa kulagımda hehehehe

ipex dedi ki...

ay bu yazını kaçırmışım, koptum okurken :) hatta tencere üzerine yazdığını da okudum sonra, ona da çok güldüm :) anneler bir ömür valla! benimki de ankaradan begenir beni arar modeli söylerdi, ben kalkar istanbulda züccaciye züccaciye o modeli arar bulurdum, begenirsem ok verirdim, alıp çeyize koyarlardı :) gitmezsem de kampanyayı kaçırdık diye kızarlardı :) hala o tabak çanak takımını kullanıyorum ama, kıymetlerini bil valla :)) evlendikten sonra anlıyor insan...

unusual dedi ki...

@merope: ay anneme ben de bayılıyorum :) çok hızlı karar verir normalde, ona çekmişim ama yok bu tencerede bi şey var :)

@ipex: kıymetini biliyorum, zevklerimiz de uyar. bir sürü almış koymuş sağolsun. bize kalsa bi şeye gerek yok ama hepsi lazım olacak ilerde di mi :)